"Enter"a basıp içeriğe geçin

Yola Çıkmak

Dört beş yıl önce bir grup kuracağımı ve açılış yazısı yazacağımı söyleseler gülerdim. Hala gülüyorum ama buradayım ve bir yazıya giriş yapmış bulunuyorum.

Buraya kadar olan süreç bazen bezdiriciydi açıkçası. Bir şeyler düşünmek, seçmek, karar vermek… Bir de grup arkadaşlarınız çok uyumlu olunca karar size kalıyor ve zoraki diktatör oluyorsunuz. Karar vermekten yorulup az çıkıştığım bile oldu ama ikisini de çok seviyorum. Onlarla neye girişsem eğlenceli olur eminim. Birçok işi üstlenip benim için hallettiler. Bana çok bir şey kalmadı açıkçası. Bu paylaşımcı ve sorumluluk sahibi yönleri, artı bir grupta lazım olacak her işten anlamaları beni onlara hayran bırakıyor. Ben de başkanım diye geçiniyorum işte. :’D Hayran olduğum canım grup arkadaşlarım bcykn ve Esra’ya teşekkürlerimi fırlatıp nasıl bir araya geldik bir bahsedeyim.

İnanın bcykn ile ne zaman, nasıl tanıştık hatırlamıyorum. O daha iyi hatırlar eminim. Ama iyi ki tanışmışız. Tanışmadan önce ismini orada burada görüp kim ola ki diye merakımı cezbeden bir zat kendisi. Miskin Tilki’de tanışma fırsatım oldu, Mavi Manga’da ekip arkadaşı olduk ve buradayız. Ne yapsam yanımda sürüklemek istediğim biri. Kendisini çok seviyorum çünküsü ben daha ona teklif etmeden, düşüncemi söyler söylemez kendini katıverdi. Böyle teklifsiz dalınmasını severim. Ve yine ben söylemeden, hatta kendi bana söylemeden daha neler üstlendi. Neredeyse haberim bile olmayacaktı… Daha çok şey söylerim de gözünüz kalır falan. Şöyle bir arkadaşınız yoksa Allah versin deyip bu arkadaşı kendime saklayacağım.

Gelelim canım Esra’ya. Onu bu oluşuma aslında başka biri getirdi ama kendisi gruptan ayrıldığı için biz Esra’ya odaklanalım. Onunla tanışıklığımız da aslında başka bir grupta başladı. Şöyle bir tanışıp geçmiştik. Çevirmen arayışlarıma cevap olarak gelince konuşurken anlaştık, kaynaştık. Konuşurken öğrendim ki Esra Webtoons’da Cheese in the Trap serisini çeviriyor ve çok seviyormuş. Oradaki çeviri sisteminin kapanması ile hem seri hem kendisi öksüz, yetim kalmışlar. Esra bizden olunca yavrusu Cheese’i görmezden gelemezdim. Onu da evlatlık olarak yanımıza aldık ve Pijamalı Koi’nin ilk serisi olma şerefine nail oldu. Esra’nın çevirirken kaldığı 251. bölümden devam ediyoruz. Ne kadar güzel bir seri olduğunu editlerken keşfettim ve güncele kendimi aşan bir hızla yaklaştım. Kaplumbağalar da arada gaza gelebiliyormuş. Ve Esra da kısa sürede benim için çok önemli bir konuma geldi. Zira düşünce şekli, uyumluluğu, hızı, becerileri beni kendimden geçirdi. Fazla yaklaşmayın sarhoş eder, benden demesi. Onu da kendime saklıyorum tabii ki. Çalma şakası yapanlar vardı…

Hazır çenem düşmüşken ismimizin hikayesini de anlatayım kısaca. Grup kurmaya karar verdiğim akşamın gecesi isim aramaya başladım ve birkaç gün içinde bu isim zihnimde birleşiverdi. Pijamalı kısmı tamamen benim pijama sevdalısı oluşum ve hepimizin üşengeçliğinden geliyor. Koi kısmı da koi balığı efsanesinden. Son zamanlarda buna takmış durumdayım. Koilerin ejderha olmak için nehrin akıntısına karşı yüzmesi o kadar anlamlı ki. Ben de kendimi son zamanlarda akıntıya karşı yüzen bir koi gibi hissediyorum. Eminim herkesin kafasında bir ejderha hayali var ve akıntıya karşın ona gitmek için çabalıyor.

Sonuç olarak hoş bir ismimiz, harika bir ekibimiz, güzel bir serimiz var. Bence biz tamamız. Yola çıktık çoktan. Siz de katılmaz mısınız?

 

26/09/19

Cheese in the Trap 251-256